23 Eylül 2010 Perşembe

İsveç / Göteborg'da



Vize almak çok zor dediler. Zor olmadı.
Bir haftada aldık pasaportu.
3 buçuk saatte Göteborg'a ulaştık.


Küçücük bir kent Göteborg.
Merkezi, müzeleri yürüyerek dolaşmak mümkün.
İnsanların çoğu sarışın, İngiliz ya da Rus karışımı gibi.
Çok fazla gezecek yer yok. Birkaç küçük müze ve pahalı mağazaları var.
En güzel yanı harika parklarının olması. Bir sürü yeşillik.
Bisiklet kullanmak için çok uygun bir coğrafya var. Her yer düz. Yollarda bisiklet için alanlar var.

Biz Göteborg'un yakınlarındaki bir tatil kasabasına da gittik. Nefisti.




Burada saunaya girdik ardından da 5 derece sıcaklığındaki buz gibi denize... Sonrası ilginç. Burnum akmaya, gözlerim kızarmaya başladı. Resmen hastalandım. Ama hastalık hali yaklaşık 12 saat sonra tamamen geçti. Şaka gibiydi. Sanki vücuttaki mikrobu atıp kurtulmuş gibiydim.




Orada güzel yemekler, daha da güzeli harika kremalı tatlılar yedik. İsveç denilince ilk akla gelen tatlıları tarçınlı, mayalı çörek. (Aşağıda fotoğrafı var) Kahveler de nefisti.

 

Yemek porsiyonları ise bana şahsen küçük geldi. Kuş kadar yiyorsun. Ama doyuyorsun. Somon favoriydi. Aşağıdaki fotoğraf füme ama somon buğulama harikaydı.

İsveç'te başlıca kahvaltı yemeği yoğurt, içine meyve ve tahıl. Yanında sütlü ya da rafadan yumurta tercih ediliyor. Bizim gibi kahvaltıda peynir meraklısı değiller. 

Öğle yemeği ise 14.00'te sona eriyor. Bu saati geçince ya yemek bulamıyorsun ya da akşam yemeği fiyatına ücretler fazla oluyor. Öğle yemekleri genellikle açık büfe şeklinde oluyor. Akşam yemeği ise küçük porsiyon halinde... 



İsveç çocuklar ve çocuklu aileler için de cennet gibi. Kafelerde çocuklara sandalyeler, müzelerde bebekler ve çocuklar için özel bölümler var. Müze demişken Göteborg'da sanat müzesi fena değil. Tasarım müzesi ise hayal kırıklığı yarattı çünkü İskandinav ülkeleri tasarım yönünden çok gelişmiş ve bölgenin en büyük tasarım müzesi çok küçüktü. Bir de Göteborg'un dışındaki kasabada açık hava müzesine gittik. O da ilginçti. Piknik alanı düşünün. Yeşillik. O alanı heykellerle dolaşıyorsun. Hem yürüyüş oluyor hem de sanat aktivitesi. 
















Yukarıdakiler doğa müzesindendi. Aşağıda da sanat ve tasarım müzesinden fotoğraflar var. 









Hiç yorum yok:

Yorum Gönder